Öğrenme ve Öğretim İlkeleri Nelerdir

Öğrenmeyi Kolaylaştıran Öğretim İlkeleri Nelerdir

Öğrenme ve öğretim ilkeleri nelerdir ? Eğitim öğretim sürecinde etkili ve verimli bir şekilde öğrencinin öğrenme ve öğretmenin uygulama sürecine rehberlik eder.

öğretim ilkeleri nelerdir kpss

Öğretim ilkeleri nelerdir?

Öğretim ilkeleri, öğretimin düzenlenmesi ve yürütülmesi açısından farklı düzeyde öğrencilere göre uygulanan ilkelerdir. Bu ilkeleri Maddeler halinde inceleyelim.

1. Amaca (Hedef) Uygunluk İlkesi:

Amaç, öğrencilere istenen bilgi, tutum ve becerileri kazandırmaktır. Öğretim ilkeleri içerisinde yöntem ve strateji seçerken göz önünde bulundurmamız gereken ilkelerden biri amaca uygunluk ilkesidir. İçerik, eğitim durumu, sınama gibi durumlarda hedefleri göz önünde bulundurmalıyız.

2. Öğrenciye Görelik İlkesi:

Öğrenme ve öğretme süreçlerinde, öğrencinin bireysel farklılıklarına, gelişim düzeylerine, her türlü ilgi ve ihtiyaçlarına uygun olan etkinliklerin yapılması öngörülür. Her öğrenci aynı özelliklere sahip olmadığı için bu ilkede öğrencilerin hazırbulunuşluk durumları göz önünde bulundurulmalıdır.

3. Bilinenden Bilinmeyene İlkesi:

Öğrencinin eski bilgi ile yeni bilgiyi ilişkilendirmesiyle, öğrenmeyi daha nitelikli hale getirdiği ilkedir. Bu öğretim ilkesinde öğretmenin değil öğrencinin yaşantı ve mevcut olan bilgileri arasında bir bağlantı kurulur. Mevcut bilgi ile yeni bilgiyi anlamlandırması, öğrenciye özgüven katar.

4. Açıklık (Ayanilik) İlkesi:

Dersin içeriği ve kullanılan kavramlar öğrencinin anlayabileceği şekilde açık, net ve anlaşılır olmalıdır. Anlatılan yöntem ve tekniklerde öğrencinin ne kadar çok duyu organına hitap ederse, öğrenme o kadar etkili olur.

NOT: Edgar Dale’ye göre, söylediklerimiz ve yaptıklarımızın %90’ını, sadece söylediklerimizin %70’ini, duyduklarımız ve gördüklerimizin %50’sini, sadece gördüklerimizin %30’unu, duyduklarımızın %20’sini, okuduklarımızın ise %10’unu hatırlarız. Bu sebeple öğretim ilkelerinde ne kadar çok duyu organına hitap ederse öğrenme o kadar kolay ve etkili olur.

5. Somuttan Soyuta İlkesi

Bu ilkede soyut kavramları materyal kullanımı ile destekleyerek somutlaştırma işlemi yapılmaktadır.

6. Basitten Karmaşığa İlkesi:

Kolaydan zora ilkesi olarak da bilinen bu ilkede, amaç öğrencinin basit anlaşılır konulardan karmaşık ve zor konulara kademeli bir şekilde ilerlemesidir. Basitten karmaşığa giden öğretim sisteminde öğrencilerin dersi anlayıp motive olmasıyla derse olan tutumu olumlu yönde etkilenmektedir.

7. Yaşama Yakınlık (Hayatilik) İlkesi:

Eğitim ve öğretim sürecinde, amaçlanan davranışların gerçek hayatta kullanılabilir ve hayatı kolaylaştırıcı bilgiye sahip olması gerekmektedir. Verilen bilgi ve istenen davranışlar, öğrencinin günlük hayatta işine yaramalıdır.

8. Yakından Uzağa İlkesi:

Mekansal (yer) ve zamansal olarak, önce öğrencinin bildiği yakın çevresinden uzağa doğru düzenlenen etkinliklerdir. Örneğin, Türkiye’yi tanıtmak isteyen öğretmenin önce, çocuğun bildiği mahalle, semt, ilçe , şehir, bölge ve ülke şeklinde öğretimi yakından uzağa ilkesi ile anlatılmaktadır.

9. Tasarruf (Ekonomiklik) İlkesi:

Bu ilkede yapılan etkinlik emek, zaman, enerji bakımından en uygun şekilde hazırlanmalıdır. Öğrencinin öğretim süreci planlanmalı, materyal ve içerik amaca en uygun şekilde olmalı, öğrencilerin enerjileri ve zamanları iyi ayarlanmalı. Kısaca emek ve süre en tasarruflu şekilde kullanılmalıdır.

10. Güncellik (Aktüalite) İlkesi:

Bu ilkede günlük hayattan seçilen konulara yer verilir. Güncel sorunlar ve olaylarla, konular arasında ilişki kurabilirler. Bu öğretim ilkesi ile öğrencide ilgi oluşur, öğrenme etkili ve kalıcı olur.

11. Bütünlük İlkesi:

Brunner’in üstünde durduğu ve desteklediği bu ilkede amaç, öğrenciye sadece bilgi genişletmesi yapmak değil, bilgiyi her yönüyle (fiziksel, zihinsel, psikolojik, ahlaki , duygusal vb. bir çok açıdan) bütüncül bir yaklaşım içerisinde öğretmeyi amaçlanmıştır.

12. Sosyallik İlkesi:

Bu öğretim sürecinde topluma uyum sağlama, sosyalleşme, toplum kurallarına uyma, özgür hür iradesiyle sorumluluk alabilme gibi konular ve etkinlikler vardır.

13. Yaparak Yaşayarak Öğrenme İlkesi:

Bazı yerlerde iş veya aktivite olarak geçen bu ilkede çok yönlü duyu organları ile iş yapıldığı için bilgi etkin ve kalıcıdır. Edgar Dale’ye göre, söyleyerek ve yaparak öğrenme %90 en etkili ve kalıcı yöntem olduğunu üstte notumuzda belirtmiştik.

Konu ile ilgili test çözmek için tıklayınız.

Konu ile ilgili örneklere bakmak için tıklayınız.

Bir Cevap Yazın